Suya Giriş

Suya Giriş

Bir önceki yazımda su altına yolculuğumun ilk aşamasından bahsetmiştim. Şimdi biraz daha yolumdaki yapıtaşlarından bahsetmek istiyorum.

Sonraki süreçte ilk yapmam gereken eğitim almak oldu. Benim asıl amacım öncelikli olarak fotoğraf çekmekti ve aslında bir süredir de kendimce şnorkelle fotoğraf çekmeye de başlamıştım. Tam olarak fotoğraf denemese de ilgimi çeken her şeyi fotoğraflıyordum. Ancak işin boyutu dalış eğitimi almaya başladığımda değişti. Açıkcası çoğu yeni başlayan gibi kulakla ilgili çok sorun yaşadım. Daha sonrasında aslında bunun yaşanmış çok sorun olmadığını anlasam da benim için o an büyük bir sorundu. Hatta bir süre takıntı düzeyinde kulağımın sorun çıkaracağını düşünerek belki de dalışı başından sabote ediyordum. Sorun da çıkarıyordu. Dalışa başlayıp da aynı şeyi kendine sorun edenler için söyleyebileceğim tek şey bu konuyu sorun etmeyin. Bir süre sonra illaki o kulak zarı bu duruma alışıyor. Tabi ki bunu kulak burun boğaz doktorundan dalışa engeli yoktur cümlesini duyduktan sonrası için söyleyebilirim. Ben de aslında öyle yaptım. Kontrollerde dalış ile ilgili bir sorunum olmadığını öğrenince yine de sürekli kafamda olan tek soru. Neden kulağımı açamıyorum? Şuan cevabını biliyorum. Açmayı bilmediğimden, zamanlamayı yapamadığımdan açıkcası beceremediğimden. Yıllarca hiç kullanılmamış bir özelliği kullanmaya çalışıyordum. Bu durumda bu sonuç da normal oluyordu tabiki.

Neyse ben önümdeki 1,5 – 2 senemi kulak nasıl açılırı anlamaya çalışırken aslında belki de hayatımda tamamen yer edecek su altını da tanımaya görmeye başladım. Evet bakış açımı, beklentilerimi ve hayal ettikleri değiştiren de bu tanışma süreci oldu. Ne yazık ki denizlerimiz canlılık olarak çok fakir. Ancak bu bile beni büyülemeye yetti. Şu an daha canlı denizleri hayal etmekle yetiniyorum ancak şu ana kadarki süreci de bir dönem sadece hayal ederek geçirmiştim. Demek ki isteyince oluyor. Tek cümle konuyu ne kadar basitleştiriyor değil mi?

Daha ilk dalışlarımdan itibaren elimde mutlaka görüntü alabileceğim bir cihazım oldu. Bilmiyorum belki benim dalış becerilerimi geliştirmemi yavaşlatan bir unsur olmuş olabilir bu durum ama görüntülemek için su altına girmek isteyen bir kişi için çok da garip bir durum değil sanki. Belki yeni başlayan biri için söyleyebileceğim görüntü almak için ilk başlarda mutlaka küçük makineler kullanılmasının faydası olabilir. En azından denge sorunu çözülene kadar. Ben şu an tam olarak çözmüş değilim tabiki ama deneyimimden bu sonuca vardım.

Daha sonraki yazılarımda hem kullandığım fotoğraf ekipmanlarından hem de onların dalış esnasında bana etkilerinden bahsetmeye çalışacağım.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir